glukozamin

Glukozamin Kondroitin Nedir ve Gerçekten İşe Yarar mı?

Öncelikle bilmemiz gereken şudur ki bu üründe formülasyon çok önemlidir. Glukozamin destekleri tavuk kemiği iliği, ıstakoz, karides, yengeç gibi deniz ürünlerinin kabuklarından elde ediliyor. Yaş ilerledikçe vücudumuzda glukozamin üretimi azalır. Ağız yoluyla alınan glukozamin desteği eklem kıkırdağının onarımında yararlı olmaktadır. Glukozaminden fayda görmek istiyorsak eğer diğer etkin maddelerle beraber kullanmamız gerekmektedir. Piyasada pek çok marka bu üründen satıyor. Yaygın bir inanış olarak herkes pahalı olanını alma eğiliminde fakat benim gördüğüm kadarıyla bir kaç ortalama üstü markada bu ürün farklı ambalajlanmış ve haliyle aynı marka altında farklı fiyatlarla satılıyor. Kısaca, bu üründen fayda görmek istiyorsanız içeriğinde şunlar olmalı: Glukozamin Sülfat – Kondroitin Sülfat – MSM – Manganez. Önemli olan bir diğer konu ise, satılan ürünlerdeki dozaj miktarları (bu fiyatı da etkiler). Günlük dozaj; 1500 mg Glukozamin Sülfat – 1200 mg Kondroitin, 600 mg MSM dir . Bir tablete 1500 mg sığdıramadıkları için bir tablette 750 mg Glukozamin Sülfat vardır, yani sabah akşam iki tablet almanız gerekir. Bir kaç kaynakta dozun 1200 mg GS- 900 mgK olabileceği de yazıyor ama açıkçası benim kullandığım doz 1500- 1200. Glukozamin, kondrositler tarafından kıkırdak yapımı için kullanılan temel bir maddedir. Vücutta bir dizi reaksiyon sonucu, özellikle kondroitin sülfat gibi glikozaminoglikanları oluşturarak eklemin sağlıklı yapısının devamını sağlamaya yardımcı olur. Glikozaminoglikanlar su tutma özelliğine sahiptir. Bu sayede su tutan bir sünger gibi kıkırdak dokusu içinde görev alarak darbelerin kıkırdak tarafından rahatça tolere edilmesini sağlar. Glukozamin kıkırdağın yıkımına neden olan enzimleri inhibe ederek erken kıkırdak hasarını da önler. Kondroitin köbekbalığı ve sığır kıkırdağından elde edilir. Glukozamin Sülfat ağrıyı azaltırken, kondroitin sülfat hastalığın ilerlemesini yavaşlatır.

Kondroitin: En önemli glikozaminoglikanlardan biridir. Vücutta en fazla bulunan glikozaminoglikanlardır. Kondroitinin dışarıdan alımı kıkırdak yapımını uyarmaya ve kıkırdak yıkımında rol alan enzimleri durdurarak erken yıkımın önlenmesine yardımcı olur.
MSM (Metil Sülfonil Metan): Osteoartritin tedavisinde ve önlenmesinde yaygın olarak kullanılan bir maddedir. Glukozamin sülfat ile birlikte kullanıldığında, osteoartrit semptomlarında azalmaya yardımcı olduğu görülmüş, ayrıca MSM’nin diz osteoartritin de ağrının azalmasında ve fiziksel kapasitenin anlamlı oranda artmasında rol oynadığı belirlenmiş. Ayrıca antienflamatuvar etkisi de var.
Manganez: Antioksidan özelliklere sahiptir ve vücutta çok az bulunur. Manganez, kondrositler içinde glikozaminoglikanların sentezi sırasında reaksiyonların hızlanmasına katkıda bulunur. Manganez eksikliğinde glikozaminoglikanların optimal sentezi bozulur. Yani kıkırdağın oluşumu/tamiri mümkün olmaz.

Omega 3 ve omega 6, çoklu doymamış yağ asitleri sınıfında yer alan esansiyel yağ asitleridir. Omega 6 yağ asitleri, temel olarak linoleik asitten türerken, omega 3  yağ asitleri alfa-linolenik asitten türer.Alfa-linolenik, dokosaheksaenoik, ve eikosapentaenoik asitler omega 3 yağ asitlerindendir. Linoleik aşıt ve araşidonik asit omega 6 yağ asitlerindendir. Yumurta, sakatat, sığır eti ve süt ürünleri gibi araşidonik asit içeren besinler enflamasyonu arttırırlar. Ayrıca fazla kilolu olmakta enflamasyonu teşvik eder. Yağ hücreleri sitokinler ve histaminler gibi enflamatuar faktörlerin salgılanmasına sebep olurlar.

Omega 3 yağ asitleri; somon balığı, ceviz, soya ve keten tohumu gibi gıdalarda bulunur. Omega 6 ise ayçiçek yağı ve mısırda bol miktarda bulunur.

Omega 3 ve omega 6 yağ asitleri, insan vücudu tarafından üretilemediğinden dolayı dışarıdan alınmak zorundadır. En zengin omega 3 ve omega 6 kaynakları yağlı balıklardır.

Omega 3 yağ asitlerinin kalp hastalıklarına karşı koruma sağladığı kanıtlanmıştır. Örneğin balık tüketiminin yüksek olduğu Japonya gibi ülkelerde kalp hastalığı oranı oldukça düşüktür. Düzenli balık tüketimi, kan trigliserit seviyelerinin azalmasına yardımcı olur ve kanda daha düşük bir pıhtılaşma potansiyeli sağlar. Ayrıca romatoid artrit ve benzeri iltihaplı romatizma hastalıklarında tedaviye omega 3 eklenmesi ağrılı atakların sayısını ve şiddetini azaltmaya yardımcı olur.

Yüksek miktarda tüketilen omega 6 yağ asidi, “iyi kolesterol” seviyelerinde düşüşe neden olabilir. Bu nedenle aşırı omega 6 tüketiminden kaçınılmalıdır.

Günümüzde omega 3 ve omega 6 yağ asitleriyle zenginleştirilmiş çeşitli gıdalar üretilmektedir. Ekmek, süt ürünleri, soslar ve margarin gibi gıdaların yer aldığı bu ürün grupları, çoklu doymamış yağ asidi alımını arttırmak için önemli alternatifler sunmaktadır.

omega-31

omega36

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>