EKLEM

Bütün kemiklerimiz birbirine eklemlerle bağlanmıştır. Gerçekleştirmek durumunda oldukları fonksiyonlara göre yapısal farklılık gösterirler. Diz ve dirsek gibi menteşe tipi eklemler hareketin yalnızca bir eksende gerçekleşmesine izin verirken, kalça ve omuz gibi top- yuva tipi eklemler belirgin olarak daha fazla hareket alanına sahiptir.

eklem çeşitleri

KIKIRDAK

Kıkırdak hücreleri, kıkırdak matriksi denilen jel benzeri bir kıkırdak oluşturur. Bu yapının %80′ i sudan meydana gelmektedir. Kalan kısımdaysa kollajen lifleri, negatif yüklü proteoglikan ve glikoprotein bileşikleri vardır. Kollajen, liflerden oluşan bir ağ ile kıkırdağa sağlamlık ve dayanıklılık verir. Protein- şeker bileşikleri kollajen liflerini sarmalar ve negatif yükleriyle sürekli olarak su ve besin maddelerini kıkırdağa doğru çekerler. Proteoglikanların bu özelliği sayesinde kıkırdak yüklenmeye karşı sürekli olarak bir sünger gibi şişer ve eklemi baskılara karşı korurve kıkırdak hücrelerini besin maddeleriyle donatır. Fakat sadece şeker- protein bileşikleri dengeli oranda yapılır ve yıkılırsa eklem fonksiyon becerisi korunur. Yıkım yapımın önüne geçerse eklemde dejeneratif değişiklikler kaçınılmaz bir hal alacaktır.

cartilage

ARTROZ

Artroz terimi eklem kıkırdağının ve diğer eklem dokularının yavaş ilerleyen, iltihabi olmayan bir aşınma durumunu işaret eder. Artroz kadınlarda ve erkeklerde herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir, ancak ilerleyen yaşlarda daha sık görülür. 65 yaşını geçmiş hemen her insanda artroz belirtileri görülür. Ancak genç insanlar da, özellikle eklemlerini fazla zorlarlarsa, bu hastalığa yakalanabilirler. Kıkırdak aşınmasından en sık etkilenen eklemler kalça ve diz eklemleridir.

GONARTROZ-RESİM-DİZİN-HALİ

Artroz için bilinen risk faktörleri

Yaş:

Yaş ne kadar ilerlemiş olursa, artroz da o denli olası olacaktır.

Cinsiyet:

Kadınlarda diz veya ellerde artroza yakalanma riski daha yüksektir.

Eklemin aşırı zorlanması:

Bazı meslek gruplarında (örn. zanaat meslekleri) ya da performans sporu yapanlarda belli eklemler yıllar içerisinde çoğu zaman aşırı zorlanır.

Fazla kilo:

Özellikle taşıyıcı eklemler, en çok da diz, uzun vadede yüksek vücut ağırlıkları nedeni ile aşırı zorlanır.

Genetik yapı:

Yüksek artroz riskinin aileden geçebildiği tahmin edilmektedir.

Doğuştan gelen şekil bozuklukları ya da kazalar:

O ya da X bacak gibi doğuştan gelen eklem hasarları veya kazalar da artroza yakalanma tehlikesini artırır.

Artroz Tedavi Yöntemleri:

Artroz bugün bile – henüz – tedavi edilememektedir. Ama moralinizi bozmayın. Günümüzde artrozun gidişini etkileyen ve ilerlemesini yavaşlatabilen bir çok farklı tedavi yöntemi bulunmaktadır. Kabaca ilaçsız, ilaçlı ve ameliyatla tedavi olmak üzere üç gruba ayrılan bu tedavi yöntemlerinden kısaca bahsedelim:

İlaçsız tedaviler

Eklemin hareketliliğini olabildiğince uzun bir süre korumayı ve bozulan metabolizmayı çeşitli uyarılarla aktif hale getirmeyi hedefleyen geniş bir fizik tedavi yelpazesi mevcuttur. Fizik tedavi yöntemleri arasında sizin de mutlaka bildiğiniz, örn. soğuk ve sıcak tedavisi ve hasta jimnastiği sayılabilir. Özellikle
hasta jimnastiği artroz tedavisinde önemlidir. Uzman yönetiminde hatalı ve koruyucu eklem pozisyonları analiz edilerek alternatif hareket modelleri denenebilir. Ayrıca, iyi talim görmüş kaslar da zayıf düşmüş eklemler için önemli bir destek ve yük hafifletici unsur oluşturur. Rahatlatıcı esneme alıştırmaları da eklemin hareket genişliğinin korunmasına katkı sağlar.
Bunun yanı sıra, örn. elektroterapi, manyetik alan terapisi ve röntgen ışınları gibi daha seyrek başvurulan ve rutin artroz tedavisinde ikincil rol oynayan başka tedavi olanakları da mevcuttur.

İlaçlı tedaviler

Artroz ağrılarının hafifletilmesinde kullanılan farklı etkenlikte çeşitli ilaçlar mevcuttur. İlaçlı tedavinin amacı, genellikle normal bir yaşam sürdürebilmeniz ve işinizde, günlük yaşamınızda ve boş zamanlarınızda aktif olabilmeniz için ağrılarınızı hafifletmektir. Ancak başarılı bir ilaç tedavisinin başka bir amacı daha vardır. Sizin diğer tedavi önlemlerini almanıza, örn. hareket alıştırmalarını yapabilmenize zemin hazırlamak. Hareket alıştırmaları hareketliliğinizi iyileştirmeye yardımcı olur, bu da ağrılarınızı hafifletir. Paracetamol gibi ağrı kesiciler ve steroid olmayan antiromatikler de artroz ağrılarının tedavisinde
önemli rol oynamaktadır.

Steroid olmayan anti-romatik ilaçlar (NSAR)

Artroz ağrılarında hangi nedenle adına bakıldığında romatizmaya karşı kullanılan ilaçlar kullanıldığını merak ediyorsunuzdur. Ancak steroid olmayan anti-romatikler (NSAR) genel olarak ağrıyı hafifleten ve iltihabı engelleyen ilaçlar olup artroz ve artroz ağrılarının tedavisinde özellikle öne çıkmışlardır. NSAR’lar karmaşık bir mekanizma yoluyla vücutta belli hormonların (prostaglandinler) üretimini engeller. Bu hormonlar normal olarak vücudumuzda yalnızca dokular zarar gördüğünde oluşur. Ağrılara, ateş ve iltihaplanmalara yol açarlar. Artroz ağrılarında NSAR’lar üç yönlü etki gösterir:

Ağrıyı hafifletir, varsa ateşi düşürür ve eklemdeki iltihaplanma sürecini frenlerler. Örn. Ibuprofen, Diclofenac ve Naproxen etkisi kanıtlanmış NSAR’lardır. Ancak NSAR’lar artroz tedavisinde ne kadar yararlı ve önemli olsalar da madalyonun bir de diğer yüzü vardır: Tüm NSAR’lar mide ve bağırsak sorunlarına yol açabilirler.

Ameliyatla tedavi yöntemleri

Sözü edilen yöntemlerin hiçbirinin ağrıları dayanılabilir ölçüde hafifletmek için yeterli olmadığı durumlarda son çare olarak ağrının protez yolu ile hafifletilmesi sağlanabilir. Protez ameliyatları günümüzde çok doğal karşılanmakta olup modern tıbbın güvenle uygulanan büyük yeniliklerinden sayılmaktadır. Ancak şu unutulmamalıdır ki, ne kadar başarılı olursa olsun, protez takılması her şekilde riskleri olan büyük bir müdaheledir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>